Takipçi
1. 1.Evre - Aşk bilançosu David’i uzaktan tanıdığımdan beri öğrendiğim en önemli şey, hayallerime her zaman inanıp güvenmek olmuştu. Yanlış anlamayın bir gün çıkacağımıza dair bir umut beslemiyorum. Sadece belki diyorum. Okulumda ne kadar tanınmış biri olsam da sanki onun yanında güzelliği karşısında sönük kalacağımı da hissediyordum. Şunu da söylemeden geçmeyim onu takip ettiğimden beri çok olumlu şeyler oldu. Örneğin; - Her sabah onun peşinden koştuğum için bacaklarım sıkılaştı ve fazlalıklarımı attım. - Onu düşünürken gülümsüyorum ve gülümsedikçe daha güzel oluyorum. - Aşk gibi gerçek bir şeyi onu izlerken tanıdım. Olumsuz olarak derslerimin bozulmasını da es geçersek David benim için hala mükemmel biri! (...) Sabahleyin erkenden kalkıp ‘’ Ah lanet bir gün, okulun canı cehenneme, fizik hocası keşke hasta olsa vs. ‘’ diyenlerden biri olmadığım için her zamanki gibi güne enerjik başlamıştım. Banyodaki işlerimi tamamladıktan sonra yıllar yılı giydiğim ince kazakla eşofman altımı giyip telefonumu alıp merdivenlerden koşarak indim. Ev her zamanki gibi sessizdi. Sam ve annem uyuyorlardı. Dış kapıyı yavaşça açtım ve sokağın köşesinden başlayarak koşmaya başladım. Pardon pardon karşımızdaki sokaktan çıkan 3 yıldır aşık olduğum ve takip ettiğim kişiyi takip etmeye başladım. Onu gördüğüm anda 3 gündür ettiğim duanın kabul olduğunu görünce sevinçle telefonumu çıkardım ve fotoğraflarını çekmeye başladım. Bu tarihi bir andı. David Fielding aylar sonra ilk defa üstü çıplak bir şekilde koşuyordu. Şuan yanımda dijital fotoğraf makinemin olmadığı için ve aynı kaldırımda yan yana koşamadığımız için yakınıyordum. Olsun farklı kaldırımdan koşmakta güzel onu izleyerek koşmaya devam ediyordum ki telefonumdan ıce ıce baby şarkısı yükselmeye başladı. Şarkı eski falandı ama inanılmaz derecede seviyordum. Bir süre şarkıya eşlik ettim ve açtım. Arayan kadim dostum kaylaydı. ‘’ Jessie kızım bu gece kimin yatağından uyandım tahmin et! ‘’ Gülerek cevap verdim. ‘’ Conan Christopher O'Brien ‘mi? ‘’ Kayla sinirle konuştu. ‘’ Of Jessie çok salaksın o adam 48 yaşında, her neyse söylüyorum. Bizden bir yaş büyük olan ve okulumuzun futbol takımında yardımcı kaptan olarakda bilinen Spencer Smith! ‘’ Kayla’nın Spencer’la yatacağını biliyordum aslında yatmadığı kişi yok ki! ‘’ Aferin sana geri zekâlı yattın ne oldu? Bu arada şuan koşudayım ve David çıplaak! ‘’ dedim sevinçle. Kayla küçük bir çığlık attı ve sustu. ‘’ Neyse bebeğim bol bol fotoğraf çek okulda görüşürüz. Ayrıca bana diyene bak 12’lerin en popüler çocuğu olan Ryanla çıkıyorsun daha laf ediyorsun! ’’ dedi Kayla ve daha konuşamadan saniyesine telefonu kapattı. Gülümseyerek bir kez daha David’e baktığımda hızlı bir şekilde koşuyordu. Sakar ben yeni komşumuzun manyak çocuğu Pablo’ya çarpışınca onun büyük çığlığıyla tüm cadde inlemişti. Karşı kaldırımdaki insanlar bile buraya bakıyordu. Tanrım karşı kaldırımda David’de var. Benim bu rezilliğimi görmemeliydi. Çevik bir şekilde arabanın ardına doğru eğildim ve Pablo ya sus işareti yaptım. Pablo David’ı gösterdi ve parmaklarını oynatıp para istedi. Bu çocuğu bir gün dövecektim. Evet, kesinlikle dövüp ayağındaki pis çorapları da ağzına tıkıştırdıktan sonra evin önüne bırakacaktım. Ne diyorum ben ya? Cebimdeki parayı ona uzattım ve sessizce ‘’ Kaybol! ‘’ dedim. O gülerek uzaklaşırken insanlar haline dönmüştü. Ayrıca David’ın da izini kaybetmiştim. Eve doğru tekrar döndüm ve koşmaya devam ettim. Eve geldiğimde Sam ve Annem aç bir şekilde masadaki krepleri bitiriyorlardı. Onlara gülümsedim ve ‘’ Sam kreplerimi yersen seni öldürürüm. Günaydın Annecim! ‘’ dedim gülerek. Sam dil çıkarırken annemde gülümseyerek sordu. ‘’ Muhteşem David nasıldı? ‘’ Merdivenlerden çıkarken bağırarak cevap verdim. ‘’ Çırıl çıplak! ‘’ Odaya girdiğimde hızlı bir şekilde duş almış ve saçlarımı da aynı hızla kurutmuştum. Üstüme ise mavi bir elbise giyip beyaz çantamı alıp aşağı indim. Sam kahvaltısını bitirmişti. Bende kreplerimi hızlı bir şekilde bitirdim ve anneme kucak dolusu öpücüklerimi verdikten sonra Sam’le beraber evden çıktım. Ne yazık ki bir arabamız ya da okul otobüsümüz yoktu. Okula Sam ve ben bisiklet üzerinde gidiyorduk. Sevgili ikizimin arkasına bindim ve etrafı izleyerek okula gelişimi izledim. Okula geldiğimizde Sam’e kısa bir veda ettiğimde diğer can dostum Sandra’yı çimenlere oturmuş bir şekilde etrafı izlerken buldum. Hızlı adımlarla ona doğru koştum ve çimenlere kendimi bıraktım. ‘’ Titanic filmindeki Rose gibi çimenlere yayılmış bir şekilde derin derin bakarak neden oturduğunu sormamda bir sakınca var mı Sandra? ‘’ Sandra sakince bana baktı. Bu kızın sakinliği beni öldürüyor cidden! ‘’ Jessie sadece düşünüyordum bu arada manyak sevgilin Ryan sülük arkadaşlarının yanından bize doğru ilerliyor. ‘’ Sandraya ‘ Oldu o zaman. ‘ der gibi bir bakış attım ve bana yürüyen Ryan’a doğru ayağa kalkıp yanıma gelmesini bekledim. Ryan yanıma gelince çenemden tutup beni öpmeye çalışacaktı ki böyle bir şeyi istemediğim için sadece ona sarıldım. Ryan gülümsedi ve geri çekilip mavi gözlerini gözlerime dikerek masum bir bakış atıp konuştu. ‘’ Bebeğim beni özlemiş mi yoksa? ‘’ Ryan’la çıkmaktan nefret ediyorum. Neden beni bu kadar seviyor ki? Ama inandırıcı olmak zorundayım. Unutmayın okuldaki ününüz bazı şeylerden daha önemli! ‘’ Ryan seni çok özledim ama senin özlediğin konusunda şüpheliyim haksız mıyım? ‘’ dedim sevecen bir şekilde. Ryan gözlerini hayır dercesine açtı ve cevap verdi. ‘’ Haksızsın bebeğim bak sen dedin diye sigara ve bira bile içmedim tüm hafta sonu evde oturup playstation oynadım. ‘’ Ona gülümserken bize doğru yaklaşan Kayla ve Tody’i görünce bir an o kadar sevindim ki Kayla’ya doğru koşup ona sarıldım. Kayla bilmiş bir şekilde her zamanki gibi kulağıma fısıldarken Tody’de beni güldürmek için uğraşıyordu. ‘’ Dur tahmin edeyim. Ryan vakası seni yine aşk sözcükleriyle boğdu değil mi? ‘’ dedi Kayla. ‘’ Her zamanki gibi doğru tahmin. David bugün çok yakışıklıydı ona doğru koşup terlemiş vücuduna sarılmamak için kendimi zor tuttum biliyor musun? . ‘’ ‘’ Bilmiyorum Jessie. Artık geri çekilsen diyorum. Senin Ryan şüpheci bir şekilde buraya yaklaşıyor. ‘’ Geri çekildim ve Tody’nin yanında durup omzuna elimi attım. Bu çocuğu seviyordum. Neredeyse bütün derslerimiz uyuşuyordu ve her ders beni güldürüyordu. Bu aralar beni sevdiğinden şüphelenmiyor değilim. Tody’le uzun bir sohbetin ardından Ryan’ın sinir dolu bakışlarıyla Tody’i sınıfa doğru gönderdim ve Ryan’a döndüm. ‘’ Jessie bu çocuktan nefret ediyorum. Çok salak neden hiç yanından ayırmıyorsun? ‘’ dedi Ryan okula doğru giden Tody’i göstererek. ‘’ Ryan sinirlendirme beni! Sen nefret ediyorsun diye onunla konuşmayacak değilim. Emin ol Tody’nin yanında daha fazla eğleniyorum! ‘’ dedim ve Kaylayla Sandrayıda peşime takarak okula doğru yürümeye başladım. Okula yaklaştığımızda ve içeri girdiğimizde Kayla ve Sandra gülmekten konuşamıyorlardı. Sonunda Kayla sustu ve düzgünce konuştu. ‘’ Kızım bıkmadın mı şu çocuğu azarlamaktan? Ben bıktım ya. Bak son ders sana o pembe çiçeklerden göndermezse neyim? ‘’ ‘’ Kes sesini onu bilerek azarladım ayrıca yakında ondan ayrılacağım. ‘’ Kayla beni umursamadı bile ve hoş çakal dercesine elini sallayıp sınıfına girdi. Sandraya döndüğümde ise oda kısa bir vedanın ardından yok olmuştu. Ders sınıfıma girdiğimde her zamanki gibi değildi. Tody sanırım Ryan’ı duymuştu o yüzden başkasının yanına oturmuştu. Hiçbir şey demeden boş bir sıraya oturdum ve maffolmuş derslerimi düzeltme çabasıyla dersi dinlemeye çalıştım. Tarihten nefret ediyorum. Matematikten, Fizikten ve bugün olan tüm derslerden! Bütün dersler sıkıcı geçebilir mi ya? Evet geçti. Hemde bütün dersler! Kayla’nın tahmin ettiği gibi son ders pembe çiçekler ve özür notu da gelmişti. Çıkışta çiçekler elimde koridorda yürürken Kayla ve Sandra sevinçle bir şekilde bana doğru yürüdüklerini görünce durdum ve yanıma gelmelerini izledim. Kayla Sandra’ya Spencer’ın karın kaslarından bahsediyordu. İğrenç! Beraber çıkışa doğru yürürken Ryan hemen yanıma gelmişti. ‘’ Affettin mi? ‘’ diye sordu masum olmaya çalışarak. Şöyle bağırsam acaba Ryan benden ayrılır mı? ‘ Ryan hiç masum değilsin tamam mı? Tinercilere benziyorsun benden uzak dur! ‘ ‘’ Affettim.’’ Dedim ve neşeli bir şekilde koluna girdim. Sevgili arkadaşlarım bu tablo karşısında iğrenirmiş gibi bana bakarlarken Kayla Spencer’ı görünce ona doğru koştu ve yanından bir yere gitti. Sandrada kısaca veda edip evine doğru giderken Ryan’da beni ikna edip futbolcu arkadaşlarının yanına götürdü. Hemen eve gitmek istiyordum ama Ryan bir arkadaşının yanlarına geleceğini söylüyordu ve karşımızdaki kolejin kapısına gözünü dikmiş bekliyordu. David’in karşımızdaki kolejde olmasını seviyordum. Çünkü bazen çıkışta onunla karşılaşıyorduk. Aslında karşılaşmıyorduk sadece uzaktan sevgilisiyle gittiğini görüyordum. Yine David’i düşünürken telefonumun çaldığını duyunca hemen Ryan’dan uzaklaştım ve açtım. Arayan Kayla’ydı. ‘’ Ne var Kayla? ‘’ ‘’ Jessie hemen oradan uzaklaş Ryan’ın arkadaşı David! ‘’ dedi Kayla hızlı bir şekilde. Bu şakamıydı? David’le karşılamamızın mükemmel olmasını istiyordum. Ve şimdi hiç sırası değildi. ‘’ Tamam Kayla sağol. ‘’ dedim ve telefonu kapatıp Ryan’lara doğru döndüm. Lanet olsun! David okuldan içeri pis kızıl sevgilisiyle girmişti. Onun mükemmelliği karşısında yine erimiştim ki David’in bize doğru daha da yaklaşmış olduğunu gördüm. Şimdi ne yapacaktım! Ryan’ın arabasına mı girsem? Hemen uzaklaşsam mı? David Fielding yakışıklı falansın ama zamanlaman hiç iyi değil ama!